© Alevi Ocağı

KERBELA: BEDİR’İN İNTİKAMI

KERBELA: BEDİR’İN İNTİKAMI

ALİ RIZA ÖZDEMİR yazdı... “Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeye gücü yeter.” (Hacc/39) **** Günümüze ulaşan bazı kayıtlara göre Yezit ve ona yardım edenler Kerbela katliamını, Bedir savaşının bir intikamı olarak görüyorlardı. Şimdi bu kayıtlara sırasıyla bakalım ve meseleyi tümüyle kavrayalım… *** Ziyad oğlu Ubeydullah [Ubeydullah bin Ziyad] Yezit’in hem akrabası hem de Basra valisiydi. Aslında akrabalıkları kan bağına dayanmıyordu. Hz. Muhammed’in vefatından sonra Müslüman olan Ubeydullah’ın babası Ziyad bin Ebih, Ümeyyeoğlu ailesine dâhil olmak istemiş, Muaviye de bunu kabul etmişti. O zamandan sonra Ziyad, Muaviye’nin babası Ebu Sufyan’ın adıyla da, Ziyad bin Ebu Sufyan şeklinde, anılmaya başlanmıştı. Hz. Muhammed’in en azılı düşmanlarından olan ve Mekke’nin fethinden sonra kılıç zoruyla İslam’ı kabul eden Ebu Sufyan, Hz. Hamza’nın ciğerlerini yiyen Hind’le evliydi. Muaviye de bu evlilikten dünyaya gelmişti. *** İmam Hüseyin daha Medine’de iken Yezit Medine valisine bir mektup göndermiş ve “Mektubum sana ulaşır ulaşmaz hemen Hüseyin’i ve İbn Zübeyr’i yanına çağır, onlardan benim için biat al. Eğer bana biat etmezlerse hemen başlarını kesip bana gönder”  demişti. Kufe’de olaylar patlayınca Yezid, Ubeydullah’ı Kufe valisi olarak da görevlendirdi. İmam Hüseyin Medine’den Mekke’ye, Mekke’den de Kufe’ye doğru hareket edince Yezid, valisi Ubeydullah’a İmam Hüseyin’den ya biat almasını ya da o hazreti öldürmesini emretti. Kerbela katliamından sonra İmam Hüseyin’in bedeninden ayrılmış başı, Ehlibeyt’in esir alınan kadın ve çocukları, önce Ubeydullah’a götürüldü. Maiyetindekilere İmam Hüseyin’in bedeninden ayrılmış başını önüne getirmelerini emretti. Getirdiler. O da elindeki değnekle İmam Hüseyin’in dudaklarına vurarak, “Ne güzel dudakları varmış” dedi. Sonra da “Ey Eba Abdullah (İmam Hüseyin’in künyesi böyleydi), bugün Bedir gününün tam karşılığı” sözlerini ilave etti. Evet, İmam Hüseyin’e ve Ehlibeyt’e karşı girişilen katliam hareketinin beyni Ubeydullah bin Ziyad’a göre Kerbela, Bedir’in tam karşılığıydı. *** Bu sözlerin tesadüfen veya anlık bir doğaçlamayla söylenmediğini daha sonraki gelişmelerden anlıyoruz. Çünkü aynı sözleri daha sonra Yezit’in dilinden de duyuyoruz. Ubeydullah bin Ziyad, İmam Hüseyin’in başı ile Ehlibeyt’in esir düşen kadın ve çocuklarını Şam’a Yezit’e gönderdi. Yezit’in de elinde bir çubuk vardı ve onunla İmam Hüseyin’in dudaklarına dokunarak şu beyti okudu: “Keşke Bedir’deki ulularım bugünü görselerdi, sevinirler de, elin çolak olmasın ey Yezit, derlerdi. Kavmin ulularını öldürdük, Bedir’in öcünü aldık, bugün, o güne bedel.” Açıkça anlaşılıyor ki, valisi gibi Yezit de Kerbela’yı Bedir’in rövanşı olarak görüyordu. *** Peki, Bedir neydi? Bedir’de ne olmuştu? Bedir Savaşı İmam Hüseyin’in dedesi Hz. Muhammed’in başında olduğu Müslümanlarla Yezit’in dedesi Ebu Sufyan’ın başında olduğu Mekkeli müşriklerin karşı karşıya geldiği savaştı. Bedir’de toplam 70 (yetmiş) müşrik can vermişti ki, bunların 37 (otuz yedi) tanesini Hz. Ali tek başına öldürmüştü. Öldürülenlerden önemli kısmı da Yezit’in büyük akrabalarıydı. Dedesi Utbe, dayısı Velid de öldürülenler arasındaydı. Daha sonra birçok mücadele oldu ve sonuçta Mekke’nin fethi ile Müslümanlar müşrikler karşısında kesin şekilde galip geldi. Müslümanlar karşısında yenilen müşrikler, mecburiyetten Müslüman oldular. Bu nedenle bir kısmı gizli din tuttu. Kur’an’da münafıklara yapılan vurgular ve Münafıkun Suresi işte bu karakterleri anlatır. Çok sayıda sahabenin şahitlik ettiği gibi o dönemde müminler ve münafıklar Hz. Ali’ye beslediği duyguya göre tanınıyordu; sevenler mümin, nefret edenler münafıktı. Aziz İslam Peygamberinin buyruğu açıktı çünkü: “Ey Ali, seni ancak mümin sever ve ancak veledi zina ile münafık sana düşmanlık besler.” İşte Kerbela, gizli din tutan münafıkların Bedir’den aldıkları intikamdı. *** Aslında Yezit ve valisi gibi ordusunda yer alanlar da Bedir’in intikamını aldıklarını ve Hz. Ali’ye düşman olduklarını açıkça ifade ediyorlardı. Rivayet edilir ki, Hazreti Hüseyin, Kerbela’da savaşın tam ortasında dedesi Hz. Muhammed’in Zül-Cenah adlı atına bindi, eline bir mızrak aldı ve “Tanık olarak Allah yeter” ayetini okudu. Yezit ordusunun safları karşısında dikilip “Beni neden öldürmek istiyorsunuz?” diye sordu. “Bir sünneti mi değiştirdim, bir şeriatı mı bozdum, bir suç mu işledim, bir hakkı mı terk ettim?” Gerçekten, Yezit ordusu İmam Hüseyin’i neden öldürmek istiyordu? Tam o sırada Yezit ordusundan bazı sesler yükseldi. Seslerin ortak cevabı şuydu: “Biz seni yalnız babana düşmanlık ettiğimizden dolayı öldürmek istiyoruz.” Daha adamlar ne desinler; kendilerini, amaçlarını nasıl itiraf etsinler! Her şey çok açık değil mi? Özetle Kerbela Katliamı, Bedir Savaşı’nın bir intikamı idi; en azından katliamcılar böyle söylüyorlardı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER